 |
 |
GENEL SÜRÜŞ TEKNİKLERİ
VE TAVSİYELER
1- Kesinlikle içkili olarak otomobil kullanmayın. En azından kendinize
bir limit belirleyin ve bu limite yaklaştığınızda içmeyi bırakın.
Içkili olarak sürüş esnasında refleksleriniz zayıflamış olacak ve
direksiyon başındaki tepkileriniz çok daha yavaş gerçekleşecektir.
2- Emniyet kemerinizi mutlaka takınız. Hayatınızı kurtaracak bu kadar
basit bir uygulamada “sıkılıyorum” mazereti kabul edilebilir mantıklı
bir mazeret değildir. Emniyet kemerini hiç takmamanın yanında yapılan
bir diğer hata da emniyet kemerini otoyolda takmak, ancak şehir içinde
ya da gidilecek semte yaklaşıldığında “nasıl olsa geldik” mantığıyla
otomobil henüz durmadan emniyet kemerini çıkartmaktır. Kazanın
emniyet kemerinin çıkarıldığı an ile otomobilin park edildiği ana
kadar geçen bu süre zarfında gerçekleşmeyeceğini kimse garanti
edemez. Hatchback otomobillerde 8 km/h gibi son derece düşük süratte
yapılan ‘geri viteste direğe çarpma’ testinde, çarpmanın
etkisiyle birçok otomobilin arka tamponlarının içeri göçtüğünü,
hatta bazılarının camlarının çatladığını biliyor musunuz? Çoğumuzun
dikkate almaya değer görmediği süratlerde gerçekleşen kazaların
bile ciddi yaralanma ve hatta ölümlere sebebiyet verebileceğini
unutmayalım.
3- Farlarınızı gece gündüz açık tutunuz. Bu, halk arasında her ne
kadar ‘görmemişlik’, ‘hava atma’ ya da ‘dikkat çekme amacıyla
yapılan bir hareket’ olarak görülse de, olası bir tehlike durumunda
farı yanan araçların trafikteki diğer sürücüler tarafından farı
yanmayanlara göre çok daha çabuk farkedileceğini unutmayın.
4- Direksiyon başındaki oturma pozisyonunuzu iyi ayarlayın. Otomobil
kullanmak son derece ciddiyet göstermek gereken bir iştir ve otomobil
yatak odanız değildir. Birçok otomobilde gördüğümüz neredeyse 45
derecelik açıyla geriye doğru yatırılmış koltuklar hem sürüş
konsantrasyonunu azaltacak ve tehlike anında vereceğiniz tepki süresini
uzatacak, hem de kaza anında tehlike arzedecektir. Yatık olmayan ancak aşırı
derecede geri alınmış koltuklar ise yine direksiyon başında verilen
tepkileri geciktirmekten başka bir işe yaramayacaktır.
5- Sürüş esnasında direksiyon daima iki el ile birden ve saat 9:15
pozisyonunda tutulmalıdır. Koltuğun direksiyona olan mesafesi, kollar
yaklaşık 45 derecelik bir açı yapacak şekilde ayarlanmalıdır.
6- Otomobil kullanacağınız ayakkabılar: ne aynı anda iki pedala
birden basacak kadar aşırı geniş, ne hissi azaltacak kadar aşırı
kalın tabanlı, ne de ayakların hareketini engelleyecek kadar uzun
topuklu olmalıdır. Eğer bu durumlardan bir veya birkaçı mevcut ise
daha sakin ve tehlike arzetmeyecek bir sürüşle yolculuk tamamlanmalıdır.
7- Kalabalık (Otomobilin içinde çok sayıda kişinin bulunduğu)
yolculuklar en tehlikeli yolculuklardır. Gerek görüşün kısıtlanması,
gerekse yolcuların konuşma ve hareketlerinden dolayı
konsantrasyonunuzun tek başınıza otomobil kullanırken olduğu kadar yoğun
olamayacağından hareketle bu tip yolculuklarda maksimum dikkati
sarfetmeniz sizin ve yolcularınızın yararına olacaktır.. Özellikle
sollama ve şerit değişimlerinde..
8- Kalabalık yolculuklarda eğer arka koltuğa 3 kişi oturmak
mecburiyetinde kalırsa ortaya en kısa boylu olanın oturması en mantıklı
çözümdür. Dikiz aynasını kullanacağınız zamanlarda daha iyi bir görüş
için yardımcı olacaktır.
9- Yağmurun yağmaya başladığı ilk anlarda ve mıcırlı yollarda son
derece dikkatli olun. Normalin çok az üzerinde sürat yapıyor dahi
olsanız özellikle mıcırlı yollarda yoldan nasıl çıktığınızı
anlamazsınız bile..
10- Bisikletlilere her zaman dikkat edin ve yanlarından geçerken mümkün
olduğunca yavaşlayın. Ülkemizde henüz bisikletlilere ayrılmış özel
yollar yoktur ve her ne kadar yolun sağından gidiyor dahi olsalar
kendileriyle aynı şerit üzerinde olduğunuzu unutmayın.
11- Yollara kesinlikle güvenmeyin. Ülkemiz yollarında çoğu viraj ya eğimsiz,
ya da daha kötüsü ters eğimlidir. Hızınızı iyi ayarlayın.
12- Arabanız kirli bile olsa, iyi bir görüş için en azından ayna ve
camlarınızı temizleyebilirsiniz.
13- Kazayı yaptıranın genelde aşırı hız olduğu söylense de, özellikle
şehir içi trafikte hıza dayalı kazanın asıl sebebi genel olarak hızlı
gitmekten çok trafiğin normal akışından hızlı gitmektir. TEM
otoyolunda tüm otomobiller 180 km/s hızla giderken sorun nisbeten daha
azdır, ancak bütün otomobiller 90km/s ile giderken siz 180 km/s ile
gidiyorsanız tehlikenin özellikle sizin açınızdan çok daha büyük
olduğunu söyleyebiliriz. Tabi kaza sırasında zarar verdiğiniz diğer
otomobilleri saymazsak.. Yine aynı şekilde, hızla giden trafikte eğer
siz trafiğin geneline göre son derece düşük bir süratte
seyrediyorsanız trafiğin geneli için son derece büyük bir tehlike
yaratıyorsunuz demektir.
14- Kesinlikle kimseyle yarışmayın. Yarış kaza getirir. Siz çok iyi
ve son derece dikkatli bir sürücü olabilirsiniz ancak diğer sürücünün
yapacağı bir hata, diğer otomobillerin de karışacağı bir kazayla
sonuçlanabilir.
15- Önünüzdeki otomobi ille olan takip mesafesini iyi ayarlayın.
Kesinlikle yakın takip yapmayın.
16- Yolculuk boyunca vitesi hiç bir zaman boşa almayın.
17- Aynaları muhakkak kullanın.
18- Eğer ABS sistemi varsa frene basmaktan korkmayın. Freni pompalamak,
öne engel çıktığında önce frene basıp bırakmak, sonra tekrar
basmak gibi teknikler sadece ABS fren sistemi olmayan otomobiller için geçerli
eski tekniklerdir.
19- Pedal kısmında ayaklarınızın hareketini engelleyecek nesneler bırakmayın.
20-Bakım sırasında ön konsola torpido parlatıcı sprey uygulamayın
ve yolculuk esnasında bu kısımda kutu mendil, kaset, CD gibi cama yansıması
muhtemel hiçbir şey bulundurmayın. Aynaya CD asmak gibi ön konsola
kutu mendil koymak da sadece ülkemiz sürücülerine has bir alışkanlıktır.
21- Özellikle güneşin karşıdan alındığı yolculuklarda kullanmak
üzere arabanızın torpido gözünde mutlaka bir güneş gözlüğü
bulundurun.
22- Sinyalleri kullanın. Sinyal kullanmamak sadece minibüs, özellikle
de taksi sürücülerine has alışkanlıklardır.
23- Kırmızı ışıkta yaya geçidi üzerinde değil, yaya geçidinden
önce durun. Böylelikle hem yayalar kendilerine ayrılmış olan şeritten
rahatça karşıya geçecekler, hem de ilk araba olduğunuzu var sayarsak
siz yeşil ışığı görebilmek için sunroof’tan bakmak zorunda
kalmayacaksınızdır. Böyle bir durumda arkanızdaki araç bir minibüs
veya taksi ise muhtemelen önde kendisine göre bir araçlık yer bıraktığınız
için size korna çalacaktır. Muhatap olmayın.
24- Tümsek veya çukurlardan geçerken arkadaki trafiği de kontrol etmek
sureti ile mümkün olduğunca yavaşlayın, ancak tam üzerinden geçerken
ayağınızı fren pedalından çekin. Tümsek veya çukurlardan geçerken
lastiğin darbeyi döner vaziyette alması gereklidir. O ana kadar yavaşladınız
yavaşladınız, yavaşlayamadıysanız yavaşlayabildiğiniz kadarıyla
geçin gitsin. Fren basılı durumdayken verdiğinden daha az zarar
verecektir. Asfalta gömülen tırtıkların amacının ise her ne kadar hızı
azaltmak olduğu söylense de bunların ön takımları bozmaktan başka
bir işlevi olduğunu sanmıyorum, bu sebepten ötürü üzerlerinden mümkün
olduğunca hızlı geçin. Bence tümüyle kaldırılmalılar. Ayrıca tümsekleri
de artık inşaat işçilerinden ziyade Avrupa’daki örneklerine uygun
şekilde geniş, ve üzerinde gece de görülmelerini sağlayacak boyalar
olacak şekilde daha bilgili ekipler hazırlamalı.
25- Sürüş sırasında arabanızın kaputu ya da öndeki arabanın
plakasına kilitlenmek yerine ileriye, daha geniş bir alana bakıp tüm
trafiği kontrol edin.
26- ABS sistemini bozacağı ve maddi zarar doğuracağı için değil,
ancak sizin konsantrasyonunuzu dağıtacağı için sürüş sırasında mümkün
olduğunca cep telefonuyla konuşmayın. Hands-free seti olsa dahi... En
azından siz arama yapmayın.
27- Sürüş esnasında sık fren kullanmak ya gereğinden daha hızlı
ve/veya agresif gittiğinizin işaretidir, ya da eğer yavaş gittiğiniz
halde çok sık fren kullanıyorsanız bu da acemi olduğunuzun göstergesidir.
Her iki durumda da sizi takip eden araçları tedirgin edeceksinizdir.
28- Eğer normalde şehir içinde otomobil kullanıyor ve şehirlerarası
yolculuklara daha seyrek gidiyor iseniz şehirlerarası yolculuğun ilk
kilometrelerinde kendinize biraz zaman veriniz. Şehir içi ve şehirlerarası
yolculuklar birbirinden tamamıyla farklı tecrübeler gerektirir ve uzun
zaman sonra uzun yola ilk defa çıktığınızda araç sollarken gereken
mesafe tayinini iyi yapamayacaksınız. İlk sollamalarda çekingen davranın,
birden bire açılmayın.
29- Hayatınızda ne zaman ve nereye uzun yol yaparsanız yapın vardığınızda
ilk soru “Yolculuk nasıldı, kaç saatte geldin?”, döndüğünüzde
ise “Yolculuk nasıldı, kaç saatte gittin?” olacaktır. Hatta çoğunlukla
daha bu sorunun sorulmasına izin verilmeden “Abi valla altı saatte
Bodrum’a indik” gibi açıklamalar yapılır, başkalarıyla iddiaya
girilir. Ayrıca bu tip uzun yolculuklarda muhakkak bir veya en azından
birkaç arabayla ölümüne yarışılır, rakip araba konvoylarda
sollarken sıkıştırılır vs. Artık bunların ne kadar mantıklı olduğuna
değinmek dahi istemiyorum. Otomobiliniz üzerinde yaptığınız her
modifikasyon sadece ve sadece sizin güvenliğinizi artırıcı ve arabanızı
gerek performens, gerek görünüm olarak sadece size özel kılan
uygulamalardır ve sadece kendinizi tatmine yönelik olmalıdır. İçinde
4 kişilik bir aile ya da kız arkadaşı olduğu halde sizinle yarışmaya
kalkan sorumsuz bir dangalak bırakın başka şeylerle tatmin olsun. Onu
geçeceğinizi nasıl olsa biliyorsunuz.
30- Uzun yolculuklarda ilk 3-4 saat sonunda mola verip sonrasında mümkünse
her 2 saatte bir dinlenin. Gerekirse uygun bir yere park edip bir süre
uyuyun. Böyle bir durumda aklınıza ilk olarak büyük olasılıkla
“Peki kaç saatte geldiğimi soranlara ne derim şimdi ben?” sorusu
gelecek ve uyumakla uyumamak arasında gidip geleceksiniz. Sorulara
“Valla uykum geldi uyudum, ne yapıyım yani!” şeklinde cevap vererek
kestirip atabilir, ya da kaç saatte geldiğinizi merak edenlere en kötü
ihtimalle yalan söyleyerek yırtabilirsiniz. Aynaya asılı CD’ler
azaldığına göre, bu bakış açısı da bir gün mutlaka değişecektir.
31- Gece yolculuklarında hız yapmaktan kaçının. Ülkemizde bırakın
devlet yollarını, paralı yollarda bile yolun çoğu bölümünde aydınlatma
olmadığı düşünülürse, makul bir hızda gitmek hayatınız açısından
daha az riskli olacaktır.
32- İster gece, ister gündüz olsun uzun yolda sollama yaparken ne şeritlere
ne de tabelalara güvenmeyin. Bugüne kadarki tecrübelerimin gösterdiği
şudur ki hatrı sayılacak kadar çok yerde sollama için asıl uygun bölümler
sollama yasağının olduğu yerlerdir. Yine aynı şekilde sollama yasağı
bittikten sonra, devamında size sollama hakkı tanınan bölümler ise örneğin
sola doğru dönen ve ağaçlardan karşıdan geleni görme imkanı
olamayan virajlardır. O tabelayı oraya dikenin kim olduğuna dair
tahminde bulunarak virajı sollama yapmadan geçmek ve sollamalarda sadece
tabela ya da şeride bakmayıp tecrübeyi en önde tutmak bence en iyi
çözüm.
33- Eğer otomobilinizde spor süspansiyon sistemi, performans lastikleri,
modifiyeli fren sistemi gibi güvenliği artırıcı modifikasyonlar yapılmamışsa,
ya da en önemlisi ABS yoksa hız yaparken bir kez daha düşünün.
34- Arka koltukta otursalar dahi, sizinle birlikte yolculuk edenleri
emniyet kemerlerini takmaları konusunda uyarın. Kaza esnasında arka
koltukta yolculuk ediyor olmasına rağmen otomobilin ön camından fırlayanların
sayısı ciddiye alınacak kadar fazladır.
35- Otomobiliniz bir hatchback veya sedansa arka cam kısmında bond çanta
benzeri ağırlığı olan eşyalar bulundurmayın. Kaza esnasında arka
camdan öne doğru fırlayacak bir bonda çantanın etkisi yüzlerce
kiloya, basit bir kutu mendilin etkisi de onlarca kiloya eşit olacaktır.
Eğer otomobiliniz bir station ise yine aynı mantıkla bagaj kısmına
koyduğunuz eşyaların fırlamaması için bir bagaj filesi kullanın.
36- Sizinle birlikte seyahat eden yolcularınızı kendilerine en uygun
yerde değil, trafik açısından en uygun yerde indirin.
37- Eğer otomobil arkadan kayma eğilimi gösterirse frene basmak yerine
ayağınızı gazdan çekin ve direksiyonu kayan yöne doğru hafifçe çevirin.
38- Otomobil kullanmak son derece dikkat isteyen ve konsantrasyona dayalı
bir iştir. Ciddiye alın.
Herkese kazasız sürüşler dileğiyle...
|