Sürücü Yetiştirme Merkezi
 

TRAFİK KAZALARI VE İLK YARDIMIN ÖNEMİ

*Felaketlere doğal olaylar, kazalara ise insanlar neden olur. 

*Felaketler, kazalara göre daha büyük kayıplara neden olur. 

*Kazalar önlenebilir; felaketler önlemez, zararları azaltılabilir. 

*Kaza ve felâketler, anî olarak meydana gelir.

*Ölümlere en çok trafik kazaları neden olur.

*Trafik kazasına insan faktörü içinde en çok sürücüler neden olur. 

*Sürücülerin kaza yapma nedenleri kural dışı araç kullanma, dikkatsizlik, yorgunluk, aşırı hız vb.dir.

*Trafik kazasından en çok etkilenen yayalar; yaşlılar ve çocuklardır. 

*Trafik kazası kara yolu üzerinde, hareket halindeki bir taşıtın taşıta, insana vb. çarpmasıdır.

*Trafik kazalarının en önemli nedeni dikkatsizlik ve eğitimsizliktir. 

*İlk yardım sadece olay yerinde alınan geçici önlemdir.

*İlk yardımın en önemli amacı, yaralının hayatta kalmasını sağlamaktır. İlk yardımcı yaralıyı, tedavi etmeye yönelik bir uygulama yapamaz. 

*İlk yardımın en önemli aşaması, yaralıyı güvenceli bir yere uzaklaştırmaktır. En son aşaması ise yaralıyı ambulansla sevk etmektir. 

*İlk yardımın öncelikli hedefi, solunumu sağlamak, kanamayı durdurmak ve şoku önlemektir.



İNSAN VÜCUDU

*Hücre, canlıların vücutlarını oluşturan en küçük yapı birimidir. Zar aracılığıyla besin alış-verişi yaparlar.

*Doku, aynı tip hücrelerin birleşmesiyle meydana gelir. 

*Organ, bir ya da birkaç dokunun bir araya gelmesidir. 

*Sistem, aynı amaç için organların bir araya gelmesidir.

*Bir sistemin çalışması veya çalışmaması diğer sistemleri de etkiler. 

*Trafik kazalarında en çok baş, göğüs, omurga bölgesi yaralanmaları görülür.

*Hareket sistemi; insan vücudunu ayakta tutar ve ona hareket verir. Kemik, kas ve eklemlerden oluşur.

*Dolaşım sistemi; Bütün vücut bölgelerinde faaliyet gösterir. Kalp, kan ve kan damarlarından oluşur.

*Solunum sistemi; Vücut dokularının oksijen almasını sağlar. Burun, ağız boşluğu, yutak, gırtlak, solunum borusu ve akciğerlerden oluşur.

*Sinir sistemi: Sistemler ve çevre arasındaki etkileşimi ve duyu iletişimini sağlar. Beyin ve omurilikten oluşur.

*Sindirim sistemi: Ağız, dişler, yemek borusu, mide, ince-kalın bağırsaklardan oluşur.



KAZA YERİ İLK YARDIM ÖNLEMLERİ VE ARAÇ İLK YARDIM ÇANTASI

* Kazada, kaza yapan aracın önce kontak anahtarı kapatılıp, motor stop ettirilir. Kaza yeri zararsızlaştırılır.

* Kazayı gördüğü halde müdahale etmeyene, para ve puan cezası verilir.

* Yaralı araçtan en az 3 kişi ile ancak, yangın varsa tek kişi ile, boyun ve omurga ekseni düzlüğü korunmaya çalışılarak çıkarılır.

*İlk yardım çantasının; motorlu bisiklet, motosiklet ve iş makinesi dışındaki motorlu taşıtlarda bulundurulması zorunludur. . 

*İlk yardım çantasında yara-yanık merhemi, yara tozu, ilaç, oksijenli su ve tentürdiyot bulundurulmaz.

*İlk yardım çantası araçlarda kolay ulaşılabilir görünür yerde olması gerekir.

*Üçgen bez, çok amaçlı kullanımı nedeniyle çantada bulunması gereklidir.

*Yolcu taşıyan araçlarda, fazla sayıda çanta bulundurulur.

*İlk yardım çantasında bulundurulması zorunlu olan hava hortumu (airway), solunum yolunun açık kalmasına yarar.



KAZAZEDENİN DURAN SOLUNUMUNUN SAĞLANMASI

*Yetişkinlerin istirahat halinde iken gerçekleştirdikleri solunum sayısı 15-20 arasındadır.Çocuklarda ve bebeklerde bu miktar daha fazladır.

*Suni solunum yetişkinlerde dakikada 15-20 kez yapılır.

*Solunum ve kalp durduktan sonra ilk 4-6 dakikada içinde suni solunum ve kalp masajına başlamak gerekir. .

*Solunumun durduğu, göğüs hareketlerinin olmamasından anlaşılır. 

* Bilinci kaybolan yaralı, dilin gevşeyerek solunum yolunu tıkamaması için, baş arkaya uzatılarak yan yatırılır.

*Suni solunuma başlamadan önce ağız içi temizlenip, baş arkaya uzatılır.

*Ağız ve burun yaralanmalarında Holger-Nilson ve Silvester metodları ile sunî solunum yapılır,buna indirekt suni solunum da diyebiliriz. 

* İndirekt suni solunumda; (Holger-Nilson) yüzüstü yatırılan yaralının baş tarafına geçilir ve sırttan bastırılmakla yaralının nefes vermesi, dirseklerinden kaldırmakla nefes alma sağlanır.

* Silvester metodu ile suni solunum sırtüstü yatırılan yaralının baş tarafına geçilir ve göğüse basınç ile yaralının nefes vermesi, kolları yukarı ve geri kaldırma ile nefes alması sağlanır.

* Solunum yolunda yabancı cisim varsa; baş aşağıda, kürek kemiklerine vurularak çıkarılır ve gerekirse suni solunuma devam edilir.

*Bebeklerde ağız ve burundan daha sık, daha az solunum yapılır.



KANAMALARIN DURDURULMASI VE KAN DOLAŞIMININ SAĞLANMASI

* NormaL bir insanın dakikadaki kalp atım sayısı 60-80' dir.

* Kalbin durduğu, nabzın hissedilmemesinden ve göz bebeklerinin büyümesinden anlaşılır.

* Kalbin durduğundan emin olduktan sonra ilk 4-6 dakika kalp masajına başlanır.

* Yaralı sırtüstü sert ve düz bir zemine yatırılır.

* Kalp masajı göğüs kemiğinin 1/3 alt kısmına yapılır.

* Dakikada en az 60 kez, göğüs kemiği 3-5 cm esnetilir.

* Bu işlem, çocuklarda tek elle 70-80, bebeklerde baş parmakla 100 - 120 kez yapılır.

*Kalp masajına, nabız tekrar hissedilinceye kadar devam edilir.

*Elektirik çarpmasına bağlı kalp durması söz konusu ise kalp masajına başlamadan önce kalp masajı bölgesine bir defa 4-5 cm yi geçmiyecek bir esnetmeyi sağlayacak şekilde bir defa yumruk vurulur.

* Kalp masajı + suni solunum birlikte yapıldığında 2 kişi yapıyorsa; 1 suni solunum 5 kalp masajı yapılır. 1 kişi yapıyorsa; 2 suni solunum 15 kalp masajı yapılır.

* İnsan bedeninde 1/13 = 5-7 litre kan vardır. 1/5 = %20'si kaybedildiğinde hayati tehlike başlar.

* İç kanamaların en belirgin özelliği, nabız sayısının artması, huzursuzluk, baygınlık hissidir.

* İç kanamalarda, ağızdan yiyecek-içecek verilmez.

* Atardamar kanaması; açık kırmızı ve fışkırır tarzda, toplardamar ise koyu kırmızı ve taşar şekilde kanar.

*şiddetli bir kanamada, önce elle kanayan yere bastırılır,bunda amaç; kanamanın olduğu damarı parmak ile kemik arasına sıkıştırmaktır.

*Kanayan uzvu kalp seviyesinin üstünde tutmakta geçici bir kan durdurma metodudur.

* Baskılı sargı ile kanayan damarın üzerine basınç yapılmış olur. En güvenilir metottur.

* Baştaki kanamalarda;boyun ve şakak atardamarına; koldaki kanamalarda; üst kolun iç kısmına(yani koltuk altına),omuz bölgesi kanamalarında;köprücük kemiği arka iç kısmına ve bacaktaki kanamalarda ise; kasıktaki atardamara parmakla basınç yapılmak suretiyle kanama geçici olarak durdurulur.

*Turnike(sıkma başı), kol ve bacağın üst kısmındaki tek kemik üzerine uygulanır. 

*Turnike her 20 dakikada bir 5-10 saniye gevşetilir.(gang reni önlemek için)

* şok, dolaşım sistemi yetmezliğidir.(Dolaşımdaki kan miktarında ve basınçta azalma yada yetersizlikler sonucu oluşur.)

* şokun en önemli nedeni, kanamalar, yanıklar ve şiddetli ağrıdır. * şokun en önemli belirtisi, nabız sayısının zayıf ve hızlı olması alnın terlemesi ve üşümedir.

* şokta; beyne kan gitmesi amacyıla, sırtüstü yatırılıp, bacaklar, yukarı kaldırılır. (şok pozisyonu)

*Tüm yaralanmalarda, yaralının üzeri örtülerek, şoktan korunur. 

* Bayılmada şuur 2-3 dakika kapanır. 

* Bayılmada hemen şok pozisyonu verilir ve kişi dinlendirilir.

* KOMA, duyu organlarının çevreyi algılayamayacak şekilde işlevsiz kalması ile görülen derin şuur kaybıdır.(Hiçbir uyarana tepki verememe ile karakterize olan derin şuur kaybı halidir.)

*Komada, solunum yolu açık tutulur, ağızdan sıvı verilmez. 



KAZA SONUCU OLUŞAN YARALANMA BİÇİMLERİ VE İLK YARDIM UYGULAMALARI

*Trafik kazalarında daha çok, sert ve künt cismin çarpması ile olan ezik yara görülür.

*Kesik yaralar,yaralıya verilecek pozisyon ile yara kenarları birbirine yaklaştırıldıktan sonra, sargı beziyle sarılır üzerine herhangi bir şey sürülmez.

*Kesik yaranın yönüne göre, yaralıya pozisyon verilir.(Verilecek pozisyon yara uçlarının birleşmesini temin amacıyladır.Kesik yaranın yönü vücut eksenine göre yönü açısından önemlidir.Boylamasına bir kesik yara varsa sırtüstü yatırılarak ayaklar gergin vaziyette uzatılacak,enlemesine bir kesik yara varsa sırtüstü yatırıldıktan sonra yaralının dizleri karnına doğru çektirilecek. 

*Açık yaralarda kanama ve şok önlemi alınır.

*Yaraya batan cisim çıkarılmaz, etrafı desteklenip üzerinden sarılır. 

*Kafa yaralanma belirtileri; bulantı-kusma, baş ağrısı-baş dönmesi, göz bebekleri büyüklüğü farklı olabilir.

* Solunum yolunun açık olmasına dikkat edilerek, sağlam tarafına yan yatırılır.

* Hiçbir şikayeti olmasa da hastanede gözlem altına alınır.

* Burun ve kulaktan kan geliyorsa, kan gelen tarafa doğru yan yatırılır.

* Açık göğüs yaralanma belirtileri; açık kırmızı köpüklü kan gelebilir, göğse hava girip, akciğeri sıkıştırarak solunum yetmezliğine neden olabilir.

* Hava giren yer temiz ıslak bezle kapatılır ve yarı oturur pozisyonda sevk edilir. 

*Kapalı karın yaralanma belirtileri,karında sertlik,morarma ve ağrıdır. 

* Kapalı karın yaralanmalarında bölgeye soğuk uygulanır. Ağızdan yiyecek,içecek verilmez.

* Açık karın Yaralanmasında, dışarı çıkan organlar içeri itilmez. Yaranın yönüne göre bacaklara pozisyon verilir.

* Araçta yangın varsa; kontak kapatılır. Yangın söndürücü kaput açılmadan motorun altına ve üstten püskürtülür. Sonra tam açılarak sıkılır.

* Yangın söndürücü, A1, A2 ve F sınıfı belge kullanılan araçların dışındaki motorlu taşıtlarda, sürücünün en kolay ulaşabileceği yerde bulunur.

* Birinci derece yanıkta deri kırmızı, ikinci derecede su dolu kabarcıklar, üçüncü derecede daha derin dokular yanmıştır.

* Yanığın üzerine soğuk su ve buzdan başka bir şey tatbik edilmez. Temiz ve ıslak bezle üzeri örtülür.

* Elektrik yanıklarında gerekiyorsa suni solunum + kalp masajı yapılır. Göz yanıklarında bol su ile yıkanır. 

* Bir ölünün sağlam doku ve organlarının, ağır hastalara nakledilmesine izin vermeye doku ve organ bağışı denir.

*En çok bağışlanan doku; kan, organ ise; böbrektir. 

*Doku ve organ bağışı, hukuken ve dinen uygundur.



KIRIK, ÇIKIK, BURKULMALARDA İLK YARDIM UYGULAMALARI

* Kırıklar, kemiklerin her yerinde, burkulma ve çıkıklar, eklem yerlerinde olur.

* Darbenin geldiği yerin uzağı kırılmışsa in direkt kırıktır. Kırık kemik ucu başka organlara zarar veriyorsa komplike kırıktır.

* Kırıklar, mutlaka hareketsiz hâle getirilerek tespit edilir. .

* Tespit amacıyla atel olarak(Kırık uzvun hareketsizleştirilmesine yönelik); düz tahta, karton vb. ve üçgen bez kullanılır.

*Atel, uzun kemikte kırık bölgeyi sabit tutan düz nesnedir. 

* Atel, kol, bacak, kalça, omurga kırıklarında kullanılır.

* Omurga kırıklarında yaralı oturtulmaz, yürütülmez, sert ve düz bir zeminde yatırılır.

* Üst taraf kemiği kırıklarında (kol, köprücük, kaburga) yaralıya yarı oturur pozisyon verilir.

* Köprücük kemiği kırıklarında omuz bölgesi hareketsiz tutulur.

*Alt bacak kemiği kırığında atel, topuktan kalçaya kadardır. Üst bacak kemiği kırığında atelin uzunluğu, topuktan koltuk altına kadardır. 

* Atel olmadığında, kırık bacak sağlam bacağa bağlanır, sedye ile sevk edilir.

*Çıkıkta, kırıktaki gibi işlem yapılır, yerine konulmaz. Hareketsizliği sağlanır. Soğuk uygulama yapılır.

*Burkulmalarda ilk 12 saat soğuk, sonra sıcak uygulama yapılır, şişmeyi önlemek için yüksekte tutulur.



SAĞLIĞI BOZAN DIŞ ETKENLER; ZEHİRLENME, GÜNEŞ ÇARPMALARI VE DONMALAR

* Egzost zehirlenmesine; Egzost dumanının içeriği olan ,karbonmonoksit gazı, kanın oksijen taşıma özelliğini bozarak solunum yolu zehirlenmelerine neden olur.

* Egzost zehirlenmesinde temiz havada suni solunum yapılır ve yetersiz solunumda da yan yatırılır.

* Sindirim yolu zehirlenmesinde kazazede kusturulur. Ancak asit-baz zehirlenmesinde kusturulmaz, bol su içirilir,aradan 2 saat geçmişse müshil verilir.

*Yılan-akrep sokmasında ısırılan yerin üzerinden turnike uygulanır. Soğuk uygulama yapılır, ısırılan yer kalp seviyesinden aşağıda tutulur. 

* Köpek ısırmasında yara sabunlu su ile yıkanıp, aşıya başlanır. * Güneş çarpmasında yüksek ateş, dolgun nabız, bilinç kaybı vardır.Kişi terleyemez. Soğuk uygulama ile ateş düşürülür.

* Sıcak vurmasında, terlemeye bağlı su ve tuz kaybı vardır.Kaybedilen sıvının vücuda kazandırılması açısından bol tuzlu su içirilir. Vücut ısısı yavaşça düşürülür.Ilıktan soğuğa doğru kademeli olarak banyo yaptırılır. şok belirtileri vardır.

*Donmada kişi uyutulmaz, vücut ısısı yavaş yavaş yükseltilir,ılıktan sıcağa doğru kademeli olarak banyo yaptırılır. Alkol verilmez. Sert ve hızlı masaj yapılmaz. Üzeri örtülür.



HABERLEŞME VE YARALILARIN TAŞIMAYA HAZIRLANMASI, SEDYE İLE YARALI TAŞIMA YÖNTEMLERİ

* Haberleşmede kaza yeri, yaralı sayısı ve yara durumu öncelikle bildirilir.Hızır Servis haberleşme telefon numarası yurt genelinde 112 dir.

* Kanamalarda; kanayan uzuv kalp seviyesinden yukarıda, şokta; sırtüstü bacaklar yukarıda,göğüs yaralanmaları,ayrıca üst taraf kırık ve yaralanmalarında; oturur,yada yarı oturur. Omurga-bacak kırıklarında; sırtüstü sert bir zeminde, kulaktan kan gelmesinde; kan gelen tarafa doğru yan, kafa yaralanmalarında; yara üstte kalacak şekilde yan yatırılır.

* şokta olanlar, ağır kanaması olanlar, solunum zorluğu olanlar öncelikte taşınır.

* Çok sayıda yaralının olduğu kazada, durumu çok ağır olanlar ya da ufak tefek yaraları olanlar en son taşınır.

* Tek kişiyle, geri geri taşıma en uygun taşıma şeklidir.

* İki el üzerine bilinci yerinde olmayanlar, dört el üzerinde bilinci yerinde olanlar taşınır.

* Yaralı, sedyede ayaklar önde olacak şekilde taşınır. Ancak merdiven iniş ve çıkışlarında başı yukarıda olacak şekilde tutulur.

*İki kişi ile sedyesiz omurga, kalça ve bacak kırığı olmayanlar taşınır.



SÜRÜCÜLÜKLE İLGİLİ SAĞLIK YETERLİLİĞİ, SÜRÜCÜLÜKTE UYGUN OLMAYAN DAVRANIŞLAR VE SÜRÜCÜ RUHSAL DURUMU NASIL OLMALIDIR?

*Alkolü, 0,50 promile kadar, sadece B sınıfı özel araç kullananlar alabilir.

*İşitme cihazını, B sınıfı özel ve F sınıfı taşıt sürücüleri kullanabilir. 

*Tek gözü görmeyenlere,gece körü olanlara, tek eli olmayanlara, renk körlerine, ortopedi hekiminin izin vermediği özürlülere, ileri derecede kalp hastalığı olanlara, şeker hastalarına, uyuşturucu kullananlara sürücü belgesi verilmez. 

* Ortopedi hekimi izin vermişse parmak-bacak noksanı olanlar (Araçlarına özel donanımlar ilave ettirdikten sonra), H sınıfı belge alırlar.

*şehir içi ve dışında emniyet kemeri kullanmak zorunludur.

*Sürücü ve yolcuların koltuklarında başlık bulundurmak zorunludur. 

*Motosiklet kullananlar, koruyucu başlık ve gözlük takmak zorundadır. 

*Sürücünün ruh sağlığının yerinde olup olmaması, trafik kazalarıyla doğrudan ilişkilidir.

*Hırslı veya kızgın araç kullanımı, istenmeyen bir kaza ile sonuçlanır. 

* Paylaşan ve diğer insanlara saygı duyan kişi, trafik kurallarına mutlaka uyar